Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim: Gazze’deki insanlık trajedisi uluslararası toplumun kayıtsızlığını ve sistemin zaaflarını ortaya koyuyor

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Gazze’de yaşanan insanlık trajedisinin şu ana kadar durdurulamamasının, uluslararası toplumun kayıtsızlığını ve sistemin zaaflarını ortaya koyduğunu söyledi.

Serim, BM Cenevre Ofisi’nde, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Kabulünün 75. Yıl Dönümü” kapsamında düzenlenen etkinlikteki “İnsan Haklarının Geleceği, Barış ve Güvenlik” başlıklı yuvarlak masa toplantısına konuşmacı olarak katıldı.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin BM tarafından kabul edilişinin 75. yılında tüm insanlığın İnsan Hakları Günü’nü kutlayan Serim, bildirgenin, insan haklarının küresel düzeyde genişlemesi ve korunması konusunda uluslararası toplumun ulaştığı en temel fikir birliğini yansıttığını vurguladı.

Serim, bugün bu anlamlı günü kutlamak için burada bir araya geldiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“İnsan haklarını korumaya, kalıcı barış ve güvenliği teşvik etmeye olan bağlılığımız hiç bu kadar kritik olmamıştı. Bölgemizde ve dünya genelinde çatışma ve savaşların sayısı artarken, insan hakları ihlallerine karşı durma ve kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi için sorumluluğun arttığını hissediyoruz. Bu sorumluluğun merkezinde, insan hakları ve barış arayışının büyük zorluklarla karşı karşıya olduğu Gazze’deki korkunç duruma acil olarak çözüm bulma ihtiyacı yatıyor.

Bugün Gazze’de süren insanlık dışı saldırılar, yalnızca Filistin halkının temel haklarına değil, tüm insanlığın ortak değerlerine de büyük bir darbe indiriyor. (Gazze’de) Bu insanlık trajedisinin şu ana kadar durdurulamaması, uluslararası toplumun kayıtsızlığını ve uluslararası sistemin zaaflarını ortaya koyuyor.”

Serim, yaşanan utanç verici durumun geleceğe taşınmasını önlemek için tüm ülkelerin, Gazze’de akan kanın durdurulması ve “iki devlet” vizyonuyla kalıcı barışın tesisi için acil harekete geçme yükümlülüğü altında olduğunun altını çizerek, “Türkiye, uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak Filistin halkının yaşadığı haksızlığa son vermek için çalışmaya devam edecek. (Gazze için) İnsani ve çözüm odaklı girişimlerimizi her platformda sürdüreceğiz.” diye konuştu.

“Türkiye’nin ırkçılık, yabancı ve İslam düşmanlığına karşı tavrı net ve kararlı”

Özellikle bazı ülkelerde endişe verici oranda artan ırkçılık, yabancı ve İslam düşmanlığı temelli nefret suçlarına karşı Türkiye’nin tavrının net ve kararlı olduğuna dikkati çeken Serim, nefret suçlarına karşı mücadelede tüm ülkeler arasında dayanışmanın tesisi ve mazeretsiz biçimde hesap verebilirliğin sağlanması yönünde somut adımlar atılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Serim, ortak değerlerin ve insan onurunun korunması için tüm ülkelerin çifte standartsız biçimde, ilkeli ve tutarlı duruş sergilemesinin önemine işaret ederek, bu yaklaşımın bugün 75. yılı kutlanılan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin temelini oluşturduğunu kaydetti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir